Fragmanı izle The Missing

2006 yılındaki Fransa tatilleri sırasında ortadan kaybolan oğlunu pes etmeden arayan Tony’nin etrafında şekillenen hikaye diziseverlere gizemli bir gerilim sunmayı vadediyor. Çocuğunun ölmüş olabileceğini kabul edemeyen ve yıllarca işin peşini bırakmayan Tony’nin bu yorucu arayışı eşi Emily’le olan ilişkisinde de kırılmalara yol açar. Geri dönüşlerin de yer alacağı sekiz bölümden oluşan dizide James Nesbitt ve Frances O’Connor oğullarını kaybeden çifti canlandırıyor. Aileye davayla ilgili yardımcı olan Fransız dedektif rolünde ise Tchéky Karyo’yu izleyeceğiz.

Yorumlar (3)

Yorum yazabilmek için Giriş yapmalısınız.

  1. @Rogojin

    Spoiler …

    Dizi iki sezon ve toplam on altı bölüm sürüyor. İlk sezonda ve ikinci sezonda farklı bir hikayeler ama ortak bazı karakterler söz konusu.

    İlk sezon çok çok iyi bir senaryo, görüntü yönetmenliği, oyunculuk ve ses-müzik kullanımıyla gerçekten göz dolduruyor. Fransa’ya tatile gelen bir aile çocuklarını kaybediyor ve 8 sene boyunca çocuğun başına geldiğini öğrenmek için hikayenin farklı zamanlardaki parçaları arasında dolaşıyoruz. Şunu söylemem lazım ki çaresizlik hissini kesinlikle çok iyi verebiliyor dizi. Son bölüme dek sürüp giden belirsizlik, korku, çaresizlik hissi dizinin ürkütücü de olabilen film müziği kullanımıyla, kimi zamanlarda üst derecede bir çizgide seyreden görüntü yönetmenliğiyle beraber neredeyse iliğimize işliyor.

    Dizinin en önemli özelliklerinden birisi karakterlerini es geçmemesi. Polisiye bir dizi olarak konu hiç sıradışı değil,defalarca benzerlerini izlediğimiz bir hikaye bu. Ancak karakterlerin her birisine, kötüler, çürümüşler, adaletten yana olanlar dahil herkese önem verildiğini görüyoruz, bu da ortaya küçük bir insanlık haritası çıkarıyor gibi. Sanki karakterlerimiz küçük bir zaman diliminde ve mekanda insan olmak, insan kalmak sorusuyla yüzleşerek karşımıza alegorik bir çalışma koyuyor; suçun ve kötülüğün ne olduğu üzerine düşünürken insan olmanın ne olduğu üzerine de düşünüyoruz. Dizinin sakin, dingin anlatımı sekiz bölüm boyunca devam ediyor. sekiz boyunca zavallı oliver’ın başına geldiğini öğrenmek için sağa sola savruldukça br türlü gerçeğin ne olduğunu bilememek hissinin ne kadar büyük bir çaresizlik hissi yarattığını görüyoruz, bunu çok iyi hissediyoruz. Olayın çözülmesi için karşımıza çıkan insanlar, ve onların suç ve hastalık dolu dünyasının sınırlarının normal görünen her yere uzanabildiğini görmek daha da etkileyici oluyor. Ancak pedofil karakterler özellikle de Vincent üzerinden anlatılan yan hikayede ilahi diyebileceğimiz suçlara da uzanıyoruz; olmak istemediği şeyi olan, ve başka bir şey olma şansı bulunmayan karakterler üzerinden duaları işitmeyen, duymayan ya da umursamayan bir tanrıya da işaret var. Vincent da herhalde en trajik karakterlerden birisi. Senaryo bir pedofile hak vermeyi, haklı çıkarmayı düşünmeden ona var olabilecek ya da geriye kalan tek seçeneği sunuyor .

    Dizinin final bölümünün diğer bölümlere göre çıtayı bir tık aşağı düşürdüğünü söyleyebiliriz, kötü bir bölüm kesinlikle olmamasına rağmen yükü ağır olduğu için bu yükle dik durmaya çalışan bir bölüm bu. Yönetmen son bölümde açıklamak, göstermek istiyor. Bu, dizinin esas amacı olsa bile bize hiç birşey göstermeden yokluk hissiyle, bilememenin verdiği çaresizlik hissiyle süren atmosfer bu anlamda zarar da görüyor, ama belki başka türlüsü de olamazdı. Bu bölümde duygusallık zirveye çıkıyor. Son sekansta ise dizi kendisinden beklenen güzellikte bir şekilde hikayesini sonlandırıyor. Bu dünya masum ve mazlumların istismarı ve kötülüğün keyfiyle süren bir dünya. Çocuklar, ve bütün masumiyetleriyle hayvanlar için cehennem bu dünya. Bütün iyi insanlara rağmen.

    Diziyi muhakkak izlemenizi öneriyorum.

    0 0
  2. @melonof26

    Hani insanın hayatında bazı dönüm noktaları vardır ya… Bu odur işte dememi bekliyorsunuz ama değil düz bir yapım çekirdek çitlerken izlemelik

    0 0
  3. @cincan

    bildik hikaye ancak güzel işlenmiş

    1 0