Dil SeçeneğiThe Path 3.Sezon 10.Bölüm (Episode #3.10)

 7 Mar 18  |   4
Sinema Modu İzledim

Çeviri Durumu:
%100 çevrildi.

asosyalpsikolog
altyazı çevirmeni.
Brky
altyazı çevirmeni.

Yorumlar (4)

Yorum yazabilmek için Giriş yapmalısınız.

  1. @babocan

    pardon ama ibne kilisesi nedir Allah aşkına

    1 -1
  2. @free your mind

    İbn-i arabi nin ”puta tapan bile hakikatte Allah a tapmaktadır”diye boşuna söylememiş..ne demek istediğini dizide güzel anlatıyor..bu dizide bütün dinlerin hakikatte Allah a ulaşmak için çeşitli yollar olduğu ve aynı hakikat üzerinden hareket etmeye çalıştıkları çok güzel görünüyor..tabii ki islamiyet bunların en gelişmiş hali…ama hakikatin peşinde olan ve islamiyet,hiçbir zaman tam temsil edilememiş ve anlatılamamış bu insanların da, kesin cehennemlik olduklarını söylemek çok zor..samimi olmak çok önemli…herkese verildiği imkan kadar hesap sorulacak…bunu unutmamak lazım…

    2 -2
    • @Valerian

      Düşüncülerinizi okurken biraz rahatsız oldum. Cehennem kavramı insanın zihnindedir tıpkı doğru ve yanlış gibi. Allah insanlara bu evrenin yaratıcısı olduğunu söyleyerek insanları kandırmış bir varlıktır benim için. Ki biraz insan tarihini incelediğimizde bununla karşılaşıyoruz. Kendisi bu yalanı söylemeden önce insanlar çok tanrılı bir inanç sistemine sahipti. Ve kaynaktan gelen bilgiye insanlar doğrudan erişebiliyordu. Sonrasında bu varlık daha fazla insana nüfuz ederek dahada güçlenmek için kaynaktan gelen bilgiyi kendi etrafında şekillendirerek insanlara sundu. Kaynak dediğim şey doğanın kendisinden başka bir şey değildir aslında.
      Ve doğadan bildiğimiz bir şey ise iye ve kötünün olmadığıdır. Ki bu bize Allah tarafından aktarılan bilgiyle tamamen çelişmektedir.

      Allah bir adalet sistemi kurdu, cennet ve cehennem. Fakat şöyle bir sorun var ki, Allah özgür insanların ölümden sonra nereye gideceğine karar veremez. Cennet ve cehennem kendimizi ölümden sonra hapsettiğimiz yerlerin ismidir. Gerçek özgürlük bu yerlerin dışındadır.

      Sen taraflı bir yazı yazdın, ben de taraflı bir yazı yazdım. İlk başta objektif bir şekilde incelemeyi düşündüm, sonra gördüm ki düşüncelerimi en iyi şekilde kendi inandığım şekilde aktarabilirim. Bu yüzden düşüncelerimin bu amaç için taraflı olduğunu varsay.

      0 0
    • @free your mind

      öncelikle sizin gibi düşünmeyen birine medeni yaklaşımınızdan dolayı teşekkür ederim..cehennem kavramı insanın zihnindedir demişsiniz..büyük oranda katılıyorum..çünkü bu dünyada yaptıklarımızla aslında zihnimizi şekillendiriyoruz..onun için vücudu maddi manevi zorlayan antreman tarzı amel ve ibadetler var…aynen dediğiniz gibi bunların amacı,zihinsel ve bilinçsel düzeyimizi,kendi hakikatimiz noktasına ulaştırabilmek..ayrıldığımız nokta;bu oluşan bilinç düzeyleri,kıyamet ve yeniden varoluşla,kendi suretlerine bürünecekler…yani iç dışa çevrilecek….kendi cehennemini oluşturan kişiler bunu cisimleymiş halleriyle beraber yaşayacaklar…cisimler hayal gücü hızında olacak..aynı anda birkaç yerde olabileceğiz…istediğimiz surete girebileceğiz…ibn-i arabi öteki dünyada cennete giren insanların ”ol diyerek istedikleri şeyleri”olduracağından bahseder..dikkat ederseniz;bu dünyada da hayal gücünün sınırsızlığı ve herşeyin mümkün olduğu konuşuluyor..bunun sebebi gerçekten varolması…ve hayal alemlerinin ahirette gerçekliğe bürünmesi…ben çok iyi anlatamıyorum mevzu uzun çünkü …ibn-i arabi yi okumanızı çok tavsiye ederim..bu şahıs resmen inanmayıp ta ,çok güzel mantık kuranların da bu mantıkları neye göre kurduklarını ve yanlış olmadığını,sadece yorum farkından kaynaklanan bir farklılık olduğunu anlatıyor..

      2. si çok tanrılı dinlerden gelindiği konusu;mesela teslis nasıl oluşmuş..yunan ve hindu dinleri neden çok tanrılı…aslında bu da yorum farkı…tasavvufa göre ;Allah(yaratıcı)ın bir zatı vardır ,bir de isim ve sıfatları..mesela ;siz ”mehmet”diye bir insandan bahsederken onu,”cömert,iyi huylu,sakin,neşeli,alıngan”gibi huylarla tarif edersiniz..bu huylar onun sıfatlarıdır..bütün bu sıfatlarıyla beraber o kişinin kafanızda oluşan bütününe mehmet dersiniz..bu da onun ismidir…ancak mehmet in zatını hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz…onun kendi içinde kendinin bilebileceği bir durumdur bu…insanlık tarihini bu bilincin evrimi olarak düşünebiliriz…yani bütün insanlık tarihini bir insanın bilinci gibi düşünelim..bunun çocukluğu çok tanrılı dinlerdir..çünkü insanın en bilinçsiz olduğu dönem çocukluk dönemidir ve çocuk soyut kavramları anlayamaz ve sürekli cisimleştirir…daha ileri düzeyde bu kavramlar kafasında daha belirgin tanımlamalara gider,fakat henüz oturmaz(teslis)..sonunda bütün çokluğun aslında teklik olduğu sonucuna varır(zat)…ve böylece her tanımlamanın arkasında hakikat suretsiz bir şekilde kalbine görünmeye başlar…ve bütün bunlar olurken madde(cisim)aleminden kopmamalıdır…çünkü o durumda da kıyıyı kaybeden ve yönünü şaşıran balıkçıların pozisyonuna düşer…bilinç gerçeklik algısını kaybeder ve yol alamaz…onun için;
      1-öldükten sonra diriliş vardır ve olmalıdır,çünkü mutlak varlığın (yaratıcı)olduğu yerde,mutlak yokluk olamaz..dolayısıyla bütün var olanlar ancak suret ve alem değiştirerek bilinçsel suretlere bürünürler…
      2-çok tanrılı dinler;insanların bilinç düzeylerinin ilkokul çağı olduğu dönemlerde,Allah ın isim ve sıfatları hakkında yapılan benzetmelerin şahıs bazında tanrılaştırılmasıyla oluşmuştur…(hint dinlerindeki tanrıların aslında Allah ın isim ve sıfatlarına bakması olayı bkz.ibn-i arabi)…

      1 0